|
|
|
|
|
ATATÜRK Diyor Ki; |
Milli egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar batar, mahvolur. Milletlerin esirliği üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkumdurlar.
|
|
|
|
|
HABER |
|
Ergenekon'a şizofrenik bir bakış
06 Ağustos 2013 Salı, 07:21
|
|
Tablonun özellikle hukuki boyutuna ilişkin tartışmaların, önümüzdeki süreçte, genişleyerek devam edeceğini öngörebiliriz.
1- Önce insani olandan başlayayım: Silivri Cezaevi’ni bir yıl kadar önce gezdim. Tecrübeli bir cezaevi sakini olarak, tek kişilik, üç kişilik hücreleri gördüğümde, içime karabasanlar çöktü. Ergenekon davasında verilen ağır cezalarla birlikte, beton avlulara bakan hücreler aklıma düştü. İlker Başbuğ’u, Mustafa Balbay’ı, Doğu Perinçek’i, uzun yıllardır kaldıkları ve kalmaya devam edecekleri hücreler içinde düşündüm. 7 yıl askeri cezaevlerinde hapis yatan bana bu tablo katlanılmaz geldi.
Mustafa Balbay’ın, Tuncay Özkan’ın çocuklarının ve eşlerinin cezaevi kapılarında yaşayacaklarını, çekecekleri sıkıntıları hayal bile etmeye dayanamadım. Ağır mahkeme kararlarına ve cezaevi koşullarına, gerekçe ne olursa olsun, “iyi oldu” diye bakmam mümkün değil. Balbay’la bir ortak arkadaşımız telefon etti, “Mustafa’nın beş yaşındaki oğlu, o cezaevinden çıktığında 40 yaşında olacak” dedi.
Kararın insani boyutu karşısında, “Keşke bu kararlara yol açan şeyler yaşanmasaydı” diyorum.
2. Hukuki açıdan: Özel yetkili mahkemeler, hukuka uygun bir yargılama açısından birçok zaafı içinde barındırıyor. Bu mahkemelerden kaynaklanan sınırlamalar, sanıkların ve vekillerinin dosyalara hâkim olmalarına engel oluyor.
Binlerce sayfalık dosyalar, torbalara doldurulmuş belgeler, birbirleriyle alakası olduğu çok tartışmalı isimler, aynı yargılamanın içine sokuldu. Bu kadar çok eylem ve suçlamanın bir dosyanın içine yığılmasının, ‘tek tek insanların hukuki durumunu anlamak’ bakımından yarattığı sorunlara defalarca dikkat çekildi. Birçok sanık, bu yığılmalar nedeniyle derdini anlatamadı; mahkeme de onların sıkıntı ve itirazlarını tam anlamıyla değerlendiremedi.
Tablonun özellikle hukuki boyutuna ilişkin tartışmaların, önümüzdeki süreçte, genişleyerek devam edeceğini öngörebiliriz. Tabii, görünürdeki bütün hukuki zaaflara rağmen, Ergenekon davasında görülen eylem ve suçlamalar, gökten zembille inmedi. Veli Küçükler, Kemal Kerinçsizler bunca eylemi kendi başlarına yapmadılar. Bir yerlerden destek alarak topluma korku saldıklarını görmemek imkânsız. Bu, bir devlet içi yapılanmaydı. Suç örgütüne ilişkin gerçek belgelerin varlığı da inkâr edilemez.
3. Siyasi açıdan kararlar: Kerinçsizlerin ihbarlarıyla başlayan davalarda, aydınların yaşadığı linç sahnelerini unutmadık. Hrant Dink cinayetinin dumanları tütüyordu. Malatya’da üç Hıristiyan vahşi bir cinayetin kurbanı olmuşlardı. Dava dosyaları arasında Alevi toplumunun önderlerine, bazı aydınlara yönelik suikast planlarının, ev krokilerinin sanıkların evlerinden çıktığını da unutmayalım.
Dosyaları incelediğini söyleyen ve bir uzman havasıyla değerlendirmeler yapan bazı yorumcular, sanki bu belgeler hiç yokmuş gibi davranıyorlar.
Cumhurbaşkanını seçtirmemek için ana muhalefet partisiyle Anayasa Mahkemesi işbirliği yapmıştı. Asker bunun üzerine ‘e-muhtıra’ yayımlamıştı. Her gün yeni bir suikast korkusunun yaşandığı felaket günlerinden geçtik. Veli Küçük ilk gözaltına alındığında, çevremdeki bazı insanlar buna inanmamış, “Kimse onlara dokunamaz. Birkaç gün içinde serbest kalırlar” demişlerdi.
Ergenekon davası, güllük gülistanlık bir dönemde açılmadı. Askerlerin ve siviller içindeki darbe yanlılarının, ellerini ovuşturdukları günlerden geçiyorduk. Eğer bazı tehlikeleri büyük ölçüde geride bırakabildiysek; bunu, bu soruşturmaları açma cesareti gösterebilen savcılara ve kararlarının arkasında durabilen hâkimlere borçluyuz.
Yaşanan toplumsal süreçlere; farklı paradigmalar, farklı düşünce sistemleri içinden bakmak mümkün. Hukuk da siyaset de doğaları gereği, ‘ayrışma’ya yol açabilen alanlar...
Son bir not: Ergenekon davası sanıklarına gösterilen ilgi ve destekle KCK vb davalara yaklaşım arasındaki derin fark da ‘Ergenekon’un çevresindeki gücün önemini hissetiriyor.
|
|
Kaynak : ORALÇalışlar/Radikal |
|
|
|
|
|
|
Yazarlar |
|
AKP ‘darbeyi’ kapatacak
25 Ekim 2016 Salı, 12:14
|
|
AKP ‘suç ortağı' arıyor
Mustafa Ünal /ZAMAN
12 Haziran 2015 Cuma, 09:28
|
|
Koalisyona ‘derin devlet’ dokunması!
İhsan ÇARALAN /Evrensel
12 Haziran 2015 Cuma, 09:21
|
|
Cumhurbaşkanı azınlık hükümetini engelleyemez
Erhan BAŞYURT/BUGÜN
12 Haziran 2015 Cuma, 09:16
|
|
Ya Koalisyon ya Başkanlık...
Eren Erdem/YURT
12 Haziran 2015 Cuma, 08:58
|
|
Kırılma noktası!
Güngör Mengi/VATAN
12 Haziran 2015 Cuma, 08:45
|
|
AK Parti’yi Kürtler neden terk etti?
İbrahim Kiras/VATAN
12 Haziran 2015 Cuma, 08:42
|
|
Ali İsmail…
Bekir Coşkun - Sözcü
23 Ocak 2015 Cuma, 09:34
|
|
Bu memleketi çiftliğiniz mi sandınız?
Mehmet Kamış/ZAMAN
14 Ocak 2015 Çarşamba, 09:39
|
|
Charlie’ye saldırı Bursa’da protesto edildi
Can Ertan /HABER
14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:57
|
|
Kobane'den Paris'e emperyalizm ve laiklik
Özgür Şen
14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:17
|
|
AKP’nin IŞİD çıkmazı
Hüseyin ALİ/Özgür Gündem
14 Ocak 2015 Çarşamba, 08:10
|
|
Siyasi etik yasası çıkarılmalı
Serpil Çevikcan/Milliyet
12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:37
|
|
MİT’in sicili
Gültekin AVCI/BUGÜN
12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:17
|
|
İslamofobi ve provokasyon
İhsan ÇARALAN /Evrensel
12 Ocak 2015 Pazartesi, 09:11
|
|
Seçimi böyle kazandık: “VİCDANEN RAHATSIZIM”
Hüseyin Özay/Taraf
12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:32
|
|
AKP’nin erkek aklı özgür kadından korkuyor
Zilar STÊRK/Özgür Gündem
12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:25
|
|
Barışı, ancak özgürlükler besler
Hüda KAYA/Özgür Gündem
12 Ocak 2015 Pazartesi, 08:14
|
|
Bilim siyasetin elini öptüğünde...
Cüneyt Ülsever/YURT
11 Ocak 2015 Pazar, 10:19
|
|
Sabri Uzun da “cadı avı”na katıldı
Nazlı Ilıcak /BUGÜN
11 Ocak 2015 Pazar, 10:18
|
|
|
|
Son 20 Yazım |
|
CHP, NEDEN İKTİDAR VE UMUT OLAMIYOR, 7 HAZİRAN VE 1 KASIM SEÇİM SONUÇLARI
|
|
AHMET İSVAN, CUMHURİYET ÇINARI VE EFSANE BAŞKAN
|
|
GERÇEK VE NAMUSLU SOLCULAR GÖREV YİNE SİZE DÜŞTÜ.
|
|
ÇARŞAFI ÇIKARDI, PEÇEYİ ATTI VE GÖZLERİNİ YUMDU!..
|
|
12 Eylül Faşizmi unutuldu mu?
|
|
Yıllar önce Yasin El Kadı'yı yazmış ve uyarmıştım:KEFİL OLANA KEFİL MİSİNİZ ?
|
|
Yıllar önce yazmışım \\\\\'ÇANKAYA SIRAT KÖPRÜSÜ!\\\\\'
|
|
Tüm Dostlara Teşekkür…
|
|
Erdoğan, haysiyet cellatlığı yapıyor: Bağırdıkça korkuttuğunu, hakaret ettikçe sindirdiğini sanıyor!
|
|
Gülen Cemaatinin ‘Altın Nesil’ hedefi:
|
|
Endişeliyiz, Kaygılıyız, Hatta Kırgın ve Öfkeliyiz, Ancak Çözümsüz ve Umutsuz Değiliz...
|
|
Ülkelerin ve Toplumların Uygarlığı Çocuklarına Yaptığı Yatırımla Anlaşılır.
|
|
Kardeşlik Kanla, Barış Sözle Olmaz...
|
|
Sayın Başbakan, ‘Marjinal’ değilim ama isyanlardayım
|
|
CHP Milletvekilleri Gezi’de Gökkuşağı çocuklarının yanında…
|
|
Çapulcu Halkın Okuduğu Şiir!
|
|
“İNSANLAR İHANETE TUTSAK” Diyerek Yeniden Merhaba…
|
|
Dost Okurlarımdan Kısa Bir Süre İzin İstiyorum.
|
|
Sadece İnsan Olmak!
|
|
Annemin de Başını Ezerler mi?
|
|
|
|
Takvim |
Pt |
Sl |
Çr |
Pr |
Cm |
Ct |
Pz |
| | | | 1 | 2 | 3 | 4 | 5 | 6 | 7 | 8 | 9 | 10 | 11 | 12 | 13 | 14 | 15 | 16 | 17 | 18 | 19 | 20 | 21 | 22 | 23 | 24 | 25 | 26 | 27 | 28 | 29 | 30 | 31 |
|
|
|
|
|
|
|
|